H. Murat Åžermet
İzmir’de doğdu. 1965.
Onüç yaşında iken yazar olmaya karar verdiğinde, bunu başarabilmek için kendine otuz yaşına dek izin vermeyi, her nasılsa akıl etti.
Çok özel insanlar dışında kimseye bundan söz etmedi.
Onsekiz yaşına girdiğinde, siyasi bir örgüte üye olduğu için cezaevindeydi. 1983.
Tahliye olduğunda orada başladığı bir çok projesi yarım kalmıştı. 1986.
Dışarıyı anımsamaya çalışırken, çok özel bir insan ile evlendi. 1987.
1990 yılının son aylarına kadar her ÅŸey çok zordu ve aynı yılın sonunda; ilk kez 1986’da geldiÄŸinde “ölmeye karar verdiÄŸi” kent olan; İstanbul’a geldi. Üç hafta kalacaktı. İzmir’e; hayatın bütün alanlarında yenilip, darmadağın olduktan sonra ricat ettiÄŸinde, aradan altı yıl geçmiÅŸti. 1996.
Bu kitabı yazmak için karar verdiÄŸinde artık otuz yaşındaydı. Onüç yaşının afacan çocuÄŸu durmaksızın rüyalarına girip; ona, verdiÄŸi kararı hatırlatıyordu: O kararı vermeseydi “adam” olabilecekken, ÅŸimdi “böyle” idi. Demek ki artık yazmak gerekiyordu. Ya da baÅŸaramadığını herkese itiraf edip teslim olmak…
Hatta bir keresinde o afacan: ” Hayatın bizim ona yüklediÄŸimiz kadar anlamlı olmadığını ben de biliyorum…” dedi: “Ama biz, bu anlamı korumak zorundayız.”
Ertesi gün herkese: ” Artık yazarak yaÅŸamaya karar verdiÄŸini” açıkladığında, en çok kendisi güldü.
Ciddi olduğu, her şeyi ve herkesi terk ederek doğduğu kente ricat ettiğinde anlaşıldı mı bilinmez; ama o ciddiydi. Kente yine iki üç haftalığına dönmüştü ve büyük bölümünü artık yazdığı kitabı bitirir bitirmez, yeniden değirmenlere saldırmaya dönecekti.
İstanbul’a döndüğünde aradan ikibuçuk yıl geçmişti ama; kitap da bitmişti.
Şimdi eğer bu yazıyı birileri okuyorsa; hayatının bir dönemi, yenilgiler içinde de olsa bitmiş olabilir. Ya da öyle sürer gider.
Olsun…
Afacan hep anımsatıyor nasılsa.
26. Haziran. 2000, İstanbul
