kitap

Geleceğin Arkeolojisi

Dünyanın sözcükleriyle konuşmaya çalışmak…

Susmanın müziği…

Gözyaşının şiiri…

Acının; ruhumuzu dağlayan tadı.

Yaşadığımız dünyadaki çirkinliklerin aşkla aşılabileceğine, mutluluğun hakeden herkese paylaştırılabileceğine inananlar için küçük bir hikaye…

Ağlayabilmenin politik, ekonomik ya da kültürel engellerle karşılaşmadığı bir dünya tasarımı.

Ağlayanın aşağılanmadığı bir dünya.

Ağlamanın güçsüzlük sayılmadığı…

İnsanların yalnızca hakettikleri acılara ağladıkları bir dünya…

Yalnızca: ağlamak istediğin için ağladığın bir dünya…

Çalışmama özgürlüğü olduğu için, çalışabilme hakkının talep edildiği, iyi olmak konusunda gayretkeşlik etmenin “hoş karşılanmadığı” bir dünya.

Sorumluluğun herkese ait olduğu, her şeyin ait olduğu bir dünya.

Denizlerin temiz ve canlılarla dolu, ormanların sınırsız, atmosferin pırıl pırıl olduğu bir dünya.

Savaşın olmadığı bir dünya.

20. Yüzyılın bütün kötü gelecek tasarımlarına, tüm distopyalarına karşın, yeni binyılın eşiğinde, duyguların inşasına yönelik iyimser ve gerçekçi bir ütopya.

Bütün yokoluş korkularına, canlı kalan son iki insanın farklı cinslerden olması durumunda verilen varoluş yanıtı.

Sonsuzluk, varolmak, yokluk…

Ve diğer bazı önemsiz meselelerle de ilgili, anlaşılması zor bir aşkın hikayesi.

Geleceğin arkeolojisi.

solmenu
kapak

Üçüncü Binyıl Öyküleri üst başlığını taşıyan roman dizisinin 1. kitabı İlk Özgürler.
1995 yılında yazılmaya başlandı, 2000 yılı Temmuz ayında yayınlandı.
Yeni basım hazırlanıyor.