Kendine Bir Günlük Hayat Yaratmak

Yazının bilgileri

İlk Özgürler sitesinde, “Kendine Bir Günlük Hayat Yaratmak” adlı metni okuyorsunuz.

Yayın tarihi: 8.7.08 / 2pm

Kendine Bir Günlük Hayat Yaratmak

Anımsadığım gibi: Kitaptan nasıl haberim olduğunu anımsamıyorum, ama aklıma geldiği an, sabahın erken saatlerinde, hemen evimin yan sokaklarından birindeki kitabevine yollandığımı anımsıyorum ve çok yorgundum üstelik.

Kitabevine hızla girerek, doğrudan kitabın adını söylüyorum: “Minima Moralia”.

Elimde, kitabın tam parası var, kitabı alıp parayı veriyor ve arkama bakmadan çıkıp, nefes nefese eve geliyorum: Sebep? Bilmiyorum, gerçekten bilmiyorum; çünkü Almanca da bilmiyorum, bilseydim Adorno’nun yazdıklarını okurdum zaten bu zamana kadar, Adorno’nun Türkçe yayınlanan ilk kitabı.

Kitabı yutar gibi okuyorum, anlamak derdinde değilim, başka türlü bakmanın ve düşünmenin izlerini sürüyorum…

Bir cambazı, sihirbazı ya da dansçıyı izlerken onun bunu nasıl başardığını ve yaptıklarını yaparken ne düşündüğünü bilmeyiz, ama içimizi ısıtan bir şey vardır orda, şaşkınlıktan da pay almıştır belki, ama sürprizler de önemli.

Sonuçta yıllar sonra kitaptan hiçbirşey anımsamıyorum neredeyse; şu hariç: “Bir insan için en zoru, kendine; içinde mutlu bir biçimde varolabileceği bir günlük hayat yaratabilmektir” diyordu Adorno: “Ama bundan da zoru ve asıl başarı, eğer günlük hayatı kurabilirse, bu başarıyı bir ideoloji haline getirip başka insanların hayatına kakmamayı başarabilmektir”.

Theodor W. Adorno
Minima Moralia
Sakatlanmış Yaşamdan Yansımalar
Özgün adı: Minima Moralia
Reflexionen aus dem Beschadigten Leben
Çeviri: Orhan Koçak, Ahmet Doğukan
Yayına Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen, Garo Antikacıoğlu
Kapak Fotoğrafı: Ilse Mayer-Gehkren
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kitabın Baskıları: İlk Basım: Ekim 1998 - 5. Basım: Ekim 2007

Minima Moralia, Adorno’nun başyapıtıdır. İlgilendiği bütün alanları bu kitapta -bazen birkaç sayfalık tek bir fragman içinde- bir araya getirmiştir: Felsefe, günlük yaşam, siyaset ve işçi hareketinin tarihi, edebiyat ve müzik, psikoloji, Faşizm, ırkçılık ve savaş. Bir polemik kitabı olarak da görülebilir: Bütün bu konuları, karşılarında eleştirel bir tutum aldığı düşünce sistemleriyle (örneğin varoluşçuluk veya psikanaliz) ve Heidegger gibi düşünürlerle kimi zaman açık kimi zaman örtük bir tartışma içinde işlemektedir. Adorno’nun kendine özgü yöntemi de bu kitapta en güçlü ifadesini bulur: İlk bakışta önemsiz görünebilen tek bir olay ya da nesne (örneğin astroloji) Adorno’nun merceği altında, büyük tarihsel eğilimleri açıklayan bir şifre olarak belirmektedir.

Sunuş yazısında kendisi şöyle diyor: “Kitabın her üç bölümünde de çıkış noktası, en dar haliyle özel alandır… Buradan toplumsal ve antropolojik boyutları daha belirgin olan düşüncelere geçilir; bunlar, psikoloji, estetik ve özneyle ilişkisi içinde bilimle ilgilidir. Her bölümün sonundaki aforizmalar da, bu düşünceleri felsefeye doğru geliştirir.” Ama bu parçalar kitabına herhangi bir yerinden girmek de mümkündür: Amacının “her noktası merkeze aynı uzaklıkta olan bir yazıya” ulaşmak olduğunu yine bu kitabın bir yerinde Adorno’nun kendisi söylemiştir.

solmenu
kapak

Üçüncü Binyıl Öyküleri üst başlığını taşıyan roman dizisinin 1. kitabı İlk Özgürler.
1995 yılında yazılmaya başlandı, 2000 yılı Temmuz ayında yayınlandı.
Yeni basım hazırlanıyor.